TANIMA VE TENFİZ DAVASI

Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen kararlar Türkiye’de kendiliğinden geçerli olmaz. Yabancı ülke mahkemeleri tarafından verilen kararların Türkiye’de geçerli olması bu kararlar ile ilgili tanıma tenfiz davası açılması zorunludur. Peki tanıma ve tenfiz davası nedir?

I. TANIMA DAVASI NEDİR?

Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş olan bir kararın, başka bir ülkede kesin hüküm veya delil olarak kabul edilmesidir. Tanıma aslında bir tespit işleminden ibarettir. Yani yabancı ülke hukukuna göre kazanılmış olan bir hakkının varlığını tespit eder. bu nedenle tanıma kararı geriye etkili hüküm ve sonuç doğurur.

Tanıma ile yabancı ülke mahkemesince verilen karar diğer ülke hukuk sisteminde kesin hüküm ve kesin delil olarak kabul edilir. Bu durumda dava konusu, tarafları ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmasına gerek yoktur. Eğer konusu, tarafları ve sebepleri aynı olan bir ikinci dava açılmışsa ve yapılan yargılama sonucunda diğer ülke mahkemesi (örneğin Türk Mahkemeleri) farklı bir sonuca varmışsa bu durumda yargılamanın yenilenmesine gidilebilir.

II. TENFİZ DAVASI NEDİR?

Yabancı bir ülke mahkemesi tarafından verilmiş ve kesinleşmiş olan kararın, başka bir ülkede cebri icra kabiliyeti kazanmasıdır. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Yabancı ülke mahkemesince verilen bir kararın Türkiye’de icrai kabiliyetinin olması için; öncelikle yabancı ülke mahkemesince verilmiş kesinleşmiş bir karar olmalı ve verilen bu karar hukuk davasına ilişkin olmalıdır. Bu durumun istisnası yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilmesidir. Bu şartlar dahilinde Türk mahkemesi tarafından yabancı ülke mahkemesince verilen karar hakkında tenfiz kararı verilirse bu karar icari kabiliyet kazanmış olacaktır.

Tanıma ve tenfiz davası çoğunlukla karşımıza boşanma davalarında çıkmaktadır. Yabancı ülke de boşanmış vatandaşlarımız, Türkiye’de evli görülmektedirler. Bu nedenle yabancı ülke mahkemesince verilmiş bir boşanma kararının Türkiye’de onaylatılması zorunludur. Bunun içinde tanıma davası açılması gerekir. Tanıma davası açılmadı takdirde kişi Türkiye’de evli görünecektir. Eğer yabancı ülke mahkemesince boşanmanın yanında, nafaka, velayet, tazminata ilişkin olarak karar da verilmişse bu takdirde açılması gereken dava tenfiz davasıdır. Tenfiz davası ile bu karar icari kabiliyet kazanacaktır.

III. TANIMA VE TENFİZ DAVASI HANGİ BELGELER GEREKMETEDİR?

Tanıma ve tenfiz davası için gerekli belgeler aşağıda bentler şeklinde sırlanmıştır. Bun göre;

  1. Yabancı ülke mahkemesince verilmiş karar ilamı aslı,
  2. Yabancı ülke mahkemesince verilen kararın kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi,
  3. Apostille şerhi (Apostille, bir ülke içerisinde resmiyet kazanmış resmi bir evrakın, başka bir ülkede yasal olarak geçerliliğinin sürdürülmesini sağlayan belgedir),
  4. Yabancı ülke mahkemesince verilmiş karar ilamı, kararın kesinleştiğini gösterir şerh ve apostille şerhinin Türkçe olarak yurtdışında Konsolosluk tasdikli yeminli tercümesi veya Türkiye’de Noter tasdikli yeminli tercümesi.

IV. TANIMA VE TENFİZ DAVASINA TARAFLARIN DURUŞMAYA GELMESİ ZORUNLU MUDUR?

Tanıma veya tenfiz davası açan taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiyor ise duruşmalara katılmak zorundadır. Davacı duruşmaya katılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Eğer davacı kendini vekil ile temsil ettiriyor ise duruşmalara katılma zorunluluğu yoktur.

V. TANIMA VE TENFİZ DAVASINDA GÖREVLİ YETKİLİ MAHKEME HANGİSİDİR?

Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu’nun (MÖHUK) 51. Maddesi hükmüne göre “Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir”. Tanıma kararları içinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Aile hukuku kapsamına gire yabancı mahkeme kararına dayalı ilamlar Aile mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. Maddesinin 2. Bendine göre aile mahkemelerinde tanınıp, tenfiz edilecektir. Aile mahkemeleri hariç asliye mahkemesinin görevi kesindir.

MÖHUK 51. Maddesinin 2. Fıkrası yetki kuralını düzenlemiştir. Anılan hükme göre; “Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir”.